Peki ya ölenleri ne yapacağız, neden öldüler ?
Cesare Pavese/ Tepedeki Ev

26 Eylül 2026 Cumartesi

Fenerbahçe 2011 Haklılığı

 Evet, Türk yargısının son kararlarına göre bu durum Fenerbahçe’nin haklılığını güçlü şekilde destekliyor.


2011’deki “şike” soruşturmasını yürüten polisler, bazı savcılık süreçleriyle bağlantılı isimler ve medya figürleri (örneğin Nazmi Ardıç, Hidayet Karaca, Lokman Yanık ve diğerleri) daha sonra “Futbolda Şike Kumpası” davasında yargılandı. Mahkeme, soruşturmanın FETÖ tarafından Fenerbahçe’ye (ve bazı diğer kulüplere) karşı kurgulanan bir kumpas olduğu sonucuna vardı. 2021’deki kararda sanıklara bireysel olarak binlerce yıla varan hapis cezaları verildi (örneğin bir sanığa yaklaşık 1970 yıl, bir başkasına 1400 yıl civarı). Toplamda “binlerce yıl” ifadesi doğru. Sonraki istinaf ve yeniden yargılamalarda bazı cezalar düşürüldü (örneğin kilit isimlere 25 yıl civarı), ama mahkûmiyetlerin esası korundu.


Aynı süreçte Aziz Yıldırım ve diğer Fenerbahçeli yöneticiler hakkındaki orijinal şike davasında verilen beraat kararları da Yargıtay tarafından 2021’de onandı. Böylece hem “kumpas kuranlar” mahkûm edildi hem de asıl sanıklar aklanmış oldu.


Fenerbahçe resmi olarak bunu “masumiyetimizin tescili” ve “haklılığımızın kanıtı” olarak görüyor. Türk mahkemelerinin mevcut kabulü de bu yönde: 2011 soruşturması kumpas, şampiyonluk Fenerbahçe’nin.


Not: Bu, Türkiye’deki yargı sürecinin sonucudur. UEFA’nın o dönem verdiği Avrupa yasağı gibi bazı sportif yaptırımlar bağımsız incelemeye dayanıyordu ve tamamen silinmedi. Rakipler hâlâ farklı yorumluyor, ama hukuki ve resmi çerçevede evet, bu kararlar Fenerbahçe tarafının anlatısını güçlendiriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder